“Herkes uzun yaşamak ister, ama kimse yaşlanmak istemez” Jonathan Swift, 1667-1745 Bugün için, uzun yaşamanın tek yolu yaşlanma gibi gözükmektedir. Uzun yaşam, sadece birey için değil, bir bütün olarak toplum..

Bugün için, uzun yaşamanın tek yolu yaşlanma gibi gözükmektedir. Uzun yaşam, sadece birey için değil, bir bütün olarak toplum için fırsatları da beraberinde getirir. Yaşanacak yıllar ileri eğitim, yeni kariyer veya uzun süredir ihmal edilmiş bir tutkunun peşinde koşmak gibi yeni aktiviteler yapma olanağı sağlayabilir. Ancak bu fırsatlar ve katkıların gerçekleşmesi olmazsa olmaz bir faktöre bağlıdır ki o da bireyin sağlığıdır.
Yaşlanma vücuttaki pek çok sistemi etkileyen dinamik bir süreçtir. Süreç ilerledikçe dayanıklılıkta ve fiziksel uygunlukta azalma meydana gelir. Yaşlılık denilince akla kronolojik yaş gelmektedir ancak bireylerin özellikleri birbirinden farklıdır ve kronolojik yaş kişinin fiziksel durumunu ve fonksiyonel kapasitesini tam olarak yansıtmaz. Bu nedenle yaşlılığın en önemli göstergesi fonksiyonel kapasite ve işlev kaybı olarak kabul edilmektedir. Dünya Sağlık Örgütü yaşlılığı; “Çevresel faktörlere uyum sağlayabilme yeteneğinin azalması” olarak tanımlamakta ve kronolojik tanımlamayı dikkate alarak bu dönemi, “65 yaş ve üzeri” olarak kabul etmektedir. Oysa yaşlanma sadece kronolojik yaş ile belirlenecek bir olgu değildir. Fiziksel, biyolojik, zihinsel, kültürel, toplumsal koşullar ile de belirlenen bireysel bir süreçtir. Yaşlanmanın üreticiliği ne oranda etkilediği ise çoğu zaman tartışma konusu olmaktadır, çünkü bilindiği gibi birçok sanat, felsefe ve bilim yapıtı 65 yaşın üzerindeki kişilerce yaratılmıştır. Bu bağlamda ‘aktif yaşlanma’, ‘başarılı yaşlanma’ gibi yaşlanmaya farklı yönlerden bakan kavramlar tartışılmaya başlanmıştır.
Aktif yaşlanma; yaşlı insanların yaşam kalitesini artırabilmek için; sağlık, güvenlik ve katılım olanaklarını en uygun hale getirme sürecidir. Aktif yaşlanma kavramı, yaşlı insanların çalışmaya devam edebilmeleri, sağlıklı kalmaları, topluma katkıda bulunmaya devam etmeleri için daha fazla fırsatın sunulmasını içermektedir ve bireylere ileriki yaşlarında sosyal güvenlik, sağlık ve toplumsal hayata katılım açısından fırsatlar sunarak yaşam kalitelerini ideal seviyelere çekmeyi hedefleyen bir sistem olarak değerlendirilmektedir. Başarılı yaşlanma, hastalık ve maluliyetin olmaması, bilişsel ve fiziksel fonksiyonların devam etmesi ve yaşamla bağlantılı olmak olarak tanımlamaktadır. Buradaki ana vurgu başarılı yaşlanmanın, bireylerin hayat tarzı seçimleri ve sağlık tutumlarının üzerinde kontrolleri olduğudur ve başarılı bir yaşlanmaya giden yol sağlıklı davranışlardır.
Aktif yaşlanmanın belirleyicileri:
1.Bireysel faktörler: Biyolojik, genetik ve psikolojik faktörler
2.Davranışsal faktörler: Sigara ve alkol tüketimi, ağız sağlığı, tıbbi hizmetlerden yararlanma, fiziksel aktivite, beslenme
3.Sosyal faktörler: Sosyal destek, eğitim
4.Ekonomik faktörler: Ücretler, sosyal güvenlik, çalışma
5.Fiziksel çevre: Yaşlı dostu çevre, konut güvenliği, temiz çevre, düşmeler
6.Sağlık hizmetleri ve sosyal hizmetler: Sağlığın geliştirilmesi ve hastalıkların önlenmesi, sürekli bakım
Bu faktörlerden genetik gibi bazı faktörler değiştirilemezken, bireyin yönetebileceği ve aktif yaşlanma içinolmazsa olmaz değiştirilebilir davranışsal faktörler kişinin elindedir.
Yaşlanmayla birlikte organ ve sistemlerde meydana gelen değişiklikler, çoğunluğu kronik olmak üzere birçok hastalık için zemin oluşturur.
İleri yaşlarda yaşamı tehdit eden hastalıklar; kanser, kalp yetmezliği, böbrek yetmezliği, anemi, kronik obstrüktif akciğer hastalığı, diyabet, demans iken, yaşamsal önemi yanında yeti kaybına neden olanlar; bilişsel bozukluklar, inme, diyabet, KOAH, koroner arter hastalığı, hipertansiyon ve osteoporoz, sadece yeti kaybına neden olanlar ise; Parkinson hastalığı, görme sorunları ve artritler olarak sıralanmaktadır. Bu hastalıkların çoğu sağlıklı davranışları benimseyerek önlenebilir ya da ertelenebilir. Bu nedenle ilerleyen yaşlarda fiziksel aktivite, sağlıklı beslenme, ideal kilonun korunması, sigaranın bırakılması, aşırı alkol tüketiminin azaltılması sağlık ve iyilik için önemlidir. Diğer sağlık sorunları özellikle erken teşhis edilirse etkili bir şekilde yönetilebilir. Bunun için de düzenli sağlık kontrolleri, kanser tarama testleri ve aşılama özellikle korunulabilir hastalıklar ve ölümlerin engellenmesi açısından yaşlılık döneminde önem taşımaktadır.
Yaşlılık, kişinin toplumsal rollerinde bir değişikliğe ve çoğu zaman da kayba yol açmaktadır. Yaşlılıkla birlikte gelen en önemli değişikliklerden biri emekliliktir. Yaşlının iş yaşamından başka seçeneği yoksa diğer kişilerle iletişimi sınırlı olacaktır. Hayatta bir amacı veya yapacak işinin olmaması, yetersizlik ve yalnızlık duygusu yaşanmasına neden olur; istediklerini yapamama ve çevresindekilerin aşırı koruyuculuğu nedeniyle sosyal ilişkiler sınırlanır. İleri yaşlarda aktif sosyal hayatın bilişsel işlevleri devam ettirmede, hastalıklardan korunmada ve kronik hastalıklardaki stres ile başa çıkmada etkili olduğu gösterilmiştir.
Çok uzun yaşayacağınızı farz ediniz;
Prof.Dr.Didem ADAHAN
Aile Hekimliği Uzmanı
Lösante Çocuk ve Yetişkin Hastanesi
Evde Bakım ve Check Up Programları Koordinatörü
YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)